Gulyabani

Gulyabani☀ Gulyabani PDF / Epub ✍ Author Hüseyin Rahmi Gürpınar – Oaklandjobs.co.uk “Ta karşıdan bahçenin derinliklerinden servi ve kavaklar ile bir boyda bir minare belirdi Bu taşlaşmış cansız bir sütun değildi Yürüyordu Şimdi artık mehtabın yardımıyla görünüş “Ta karşıdan bahçenin derinliklerinden servi ve kavaklar ile bir boyda bir minare belirdi Bu taşlaşmış cansız bir sütun değildi Yürüyordu Şimdi artık mehtabın yardımıyla görünüşünü bütün ayrıntılarıyla seçebiliyordum En korkulu rüyalarda bile görülemeyecek bu dev azmanını perdenin kenarından seyretmeye başladım”Olağanüstü varlık ve olaylara dair yerel inançlarla mizahı ustaca bir araya getiren Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Türk edebiyatının klasikleri arasında yerini almış romanı Gulyabani’yi eserin orijinal üslubunun elden geldiğince korunduğu sadeleştirilmiş haliyle sunuyoruz“Onun hikâyeleri içinde en ünlüsü en meraklısı ‘Gulyabani’ olayıydı”. Bu kadar geç okuduğum için gerçekten pişmanımÖncelikle kitabın başındaki 2 mektup bu kurgunun temellerini adeta hikayeleştiriyor Bir yaşanmışlık içeren bir hayran mektubu üzerine pek de hayranın belirttiği doğrultuda olmayan çünkü Gürpınar'ın hicvi devreye giriyor bir kurgu buGürpınar'ın esprili dili kadar karakterlerin konuşma biçimlerindeki başarı o halk ağzı ve hurafelere sıkı sıkıya bağlı insanlarımızı yansıtışı takdire şayan Aradan onca zaman geçti ama dönüp bakıyoruz değişen hiçbir şey yok Gürpınar gibi hurafelere karşı aklın yolunu seçmiş nice yazara ihtiyacımız var Ayrıca ne olur artık fantastik bu topraklara yeni girmiş gibi davranılmasın Gulyabani dahil sayısız örnekte de gördüğümü gibi bizim kendi dokumuzda zaten fantastik vardı üzerine pek çok eser verilmişti “Köşkün bütün erkek perileri bana âşık olmuş Ben bu kadar güzel miyim? İnsanlardan yana kapalı olan bahtım perilerden açıldı” Klasik okuyacağım zamanlarda ‘acaba dili akıcı mı konusu sürükleyici mi’ diye düşünmeden edemiyorum ister istemez de okumaya çekiniyorum Fakat tüm çekincelerimin bu kitapta boşa çıktığını söylemekten mutluluk duyuyorum Evet zaten çok heyecanlıydım okumak için ama öyle olmasaydım bile dili o kadar akıcı konusu o kadar sürükleyiciydi ki nasıl başladım nasıl bitirdim bilemedimÖncelikle söylemeliyim ki kitabın başında Hüseyin Rahmi ve kendisini ‘bir hanımnine’ olarak tanıtan bir okurunun mektupları var Hanımnine okuma yazma bilmeyen arkadaşlarını etrafına toplayarak onlara kitap okuduğunu anlatıyor ve Hüseyin Rahmi’den de böyle zamanlarda okuyacağı bir kitap yazmasını rica ediyor Bu kitap bu rica üzerine yazılıyor anlayacağınız Kitabın böyle bir hikayesinin olması beni çok etkiledi❤️Şimdi gelelim kitabımıza “İyi saatte olsunları kızdırmamak için emirlerine uymak lazım Bu iyi saatte olsunlar tabiri niçin onların isimleri olmuş? Onlara niçin böyle deniyor? Allah korusun kötü saatte olsalar dünyayı birbirine katarlar da onun için Demek perilerin hayırlısına da hayırsızına da pek güvenmemeli” Genç ve güzel bir kadın olan Muhsine zor zamanlar yaşadığı bir süreçte annesinin arkadaşı Ayşe Hanım’ın ona bir iş bulduğunu söylemesiyle kendini gizemli bir köşkte hizmetçi olarak buluyor Hikayemiz de buradan sonra başlıyor Bu köşkte her türlü batıl inanç cinler periler hüküm sürüyor Kabul etmeliyim bir ara beni de ürküttü🙊 Ancak olaylar o kadar akıl dışı ki okurken çıldırmamak elde değil Sonunda her şeyin açığa kavuşmasını okumak için sabırsızlıktan çatladım adeta Tahmin edileceği üzere olanların arkasındaki gerçek trajikomiktiYalnız kitabın arkasındaki gerçek çok acı bence İnsanların batıl inançlarla bu kadar kolay yönlendirilebiliyor olması bu konularda sorgusuz sualsiz söylenenlerin kabul edilmesi insanı akla ve mantığa bu kadar ters olaylara sürüklemesi çok acı Bu durumun hala devam edebiliyor olması daha da acıHüseyin Rahmi’nin 1914 gibi bir yılda böyle bir toplum eleştirisi yapması ise bence harikaydıBenim için çok farklı ve güzel bir deneyim oldu bu kitabı okumak Bence siz de okumalısınız bu kitabı Karanlık Şato'nun haziran ayı kitabı Gulyabani'ydi Çoğumuzun Süt Kardeşler filmiyle bildiği hikaye Osmanlı Dönemi Türk Edebiyatı'ndan okuduğum en keyifli eser olabilir Tekinsiz bir köşke hizmetçi olarak giden ana karakterin başından geçenler kitabın girişinde okuyucuyu ürkütse de ardından gerçekleşen trajı komik olaylar ile eser komedi türüne evriliyor Cinler periler ve çocukluğumuzun korkulu rüyası devasa Gulyabani😅 Gotik açıdan bakıldığında Gulyabani'nin türe girdiğini düşünmüyorum yazarın Mezarından Kalkan Şehit kitabı için gotik olduğu söyleniyor Hüseyin Rahmi Gürpınar okumalarım devam edecek sırada büyük ihtimalle Efsuncu Baba var 😊 Bizimle birlikte her ay bir gotik eser okumak isterseniz karanliksato ya bekleriz🕸️🕷️ Beş yıldız az bile Müthiş Gürpınar’ın kenarda köşede kalmış fazla rağbet görmemiş eserlerini okumaktan en popüler olanlarına bir türlü girememiştim En çok bilinen eserlerinden Yeşilçam’a da konu olan Gulyabani’yi sonunda okuma şansı buldum Öncelikle şunu söylemem gerekiyor ki eğer Gürpınar’ın başka bir eserini okumamış olsaydım bu kitaba kesinlikle beş yıldız verirdim ancak bu adamın potansiyelini fazlasıyla görmüş çıtayı nerelere taşıyabildiğini defalarca tecrübe etmiş bir okur olarak bu kitap onun için ortalama sayılabilecek bir nitelikte Bunun bence en önemli sebebi bu hikayenin bir mektup sonucunda yaratılmış olması Kitabın 1974 basımının önsözünde yer alan ve bir hanım teyzenin Gürpınar’a yazdığı serzenişli mektup ile yazarın verdiği cevap yer alıyor Hanım teyze yazarımızın batılılaşma ruhuna kapılıp kendi kültürümüzün tabularını unuttuğundan yakınıyor ve altın günlerinde konu komşuya okuyabileceği “cinli perili gulyabanili” bir hikaye yazmasını istiyor ondan Gürpınar da ilginç bir şekilde bu tavsiyeyi değerlendirerek bu kitabı yazıyor Teyzeciğimize verdiği cevap da gerçekten çok nüktedan ve ilginç kütüphanelerde bulabilirsiniz mutlaka okunmasını tavsiye ederimGulyabani cin peri hikayeleriyle uyutulan bir konakta yaşayan insanları ve oraya yeni düşmüş cahil bir hizmetçinin hikayesini anlatıyor Gürpınar’ın Türk insanını ne kadar iyi gözlemleyip yorumladığını kültürümüze ve sokak diline ne kadar aşina olduğunu bir kez daha görüyoruz HRG kesinlikle benim için çok özel bir yere sahip ve iddia etmekten çekinmiyorum çünkü bence klasik Türk edebiyatının en yaratıcı en havalı ve en komik yazarı Türk insanını bir kitap okuyarak ortaya koyduğu bütün eserlerini müthiş bir keyifle defalarca okuyabiliyorum Kesinlikle tavsiye edilir Harika Gotik metinlerin bir diğer özelliği de ironik üsluplarıdır Hüseyin Rahmi de bazıları oldukça ürkütücü olan sahneleri yazarken dahi kitabın geneline hakim olan trajikomik atmosferi korur Bu mizahi tavrı kitaptaki korku hissinin çok fazla yükselmesine izin vermese de cehaletin gülünçlüğünü de vurgulayarak yazarın toplumsal mesaj verme amacına ulaşmasını sağlar Aynı eleştirel üsluba romanın belirli bölümlerinde insanların kötülüğünü dünyanın yozlaşmışlığını vurgulaması ile de şahit oluruz Klasik Gotik metinlerle benzerlikler taşıyan bu özellikleri her iki romanın da Gotik edebiyat başlığı altında incelenmesini kolaylaştırırYazarlarımızdan Fatıma Yeşim'in Türk yazınındaki nadir gotik örneklerden olarak kabul edilen Gulyabani ve Cadıyı incelediği analizi için buyurun Ah Hüseyin Rahmi amcaa nur içinde yat güzel insanHüseyin Rahmi Gürpınar’dan okuduğum 3 kitaptı Yine inanılmaz güzeldi Başındaki hayranı olan teyzeyle mektuplarına yer verilmesini çok sevdim Kitabı okurken dedim ki korku hikayesi dediğin böyle yazılır Cidden okuduğum onca saçma gotik kitaptan çok çok daha iyiydi Belki de kendi kültürümüzden olduğu için daha korkunç geldi Tabii Süt Kardeşler sağolsun sonunu biliyordum Ona rağmen ürpererek okudum bazı yerleri Yakın zamanda Heybeliada’daki yazarın köşkünü ve müzesini görmeye gideceğim Çok seviyorum çok Kendimin dünyada mı yoklukta mı nerede olduğumu pek açıkça seçemiyordum bu kitabın alt metni gerçekten çok sağlam yazar çok az sayfa ile hayata dair birçok şey hakkında çok gerçekçi yorumlarda bulunmuş ve bunu 1913 yılı şartlarında yapabilmiş maalesef kitap şimdiye kadar hak ettiği değeri bulamamış okurken çok sürükleyici bir o kadar da eğlenceli bir turkish horror story denemesi